Oktay Ekşi'nin 'Analarını da satarlar' sözü üzeirne tazminata mahkum olması, siyasetçilerin gazetecilere açtığı davaları yeniden gündeme getirdi. Gazeteci Emin Çölaşana göre, Gazeteci tazminat ödemeye mahkumdur
Eski Hürriyet yazarı, yeni CHP milletvekili Oktay Ekşi, Hürriyet Gazetesi Başyazarı ve Basın Konseyi Başkanı olduğu dönemde, 28 Ekim 2010 tarihli makalesinde, İkizdere’de kurulması amaçlanan hidroelektrik santraliyle ilgili olarak AKP zihniyetini eleştirdi. Söz konusu yazısında “Analarını da satarlar” ifadesini kullandı. Bu söz üzerine Ekşi’den davacı olan AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, açtığı tazminat davasını kazandı ve Ekşi 6 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum oldu.
Oktay Ekşi kullandığı ifadenin ağırlığını kabul ederek özür diledi ancak bu olay siyasetçilerin gazetecilere açtığı davalar üzerine de bir kez daha düşünmeye yol açtı.
Bu zamana kadar gündeme gelmiş benzeri davalara bakıldığında hiç tam tersi bir durumla karşılaşılmadığı dikkat çekti ve şu soru akıllara geldi: Acaba bugüne kadar bir gazeteci bir siyasetçiden bir nedenden dolayı tazminat almış mıdır?..
Bu sorunun cevabını bulmak pek kolay değil… Zira birçok gazetecinin üzerine yorum yapmaktan kaçındığı mayınlı bir araziden söz ediyoruz. Ancak Basın Konseyi Başkanı ve Türkiye’nin en eski gazetecisi Orhan Birgit’ten aldığımız bilgiye göre, Türkiye’de bu zamana kadar böyle bir olay yaşanmadı.
Emin Çölaşan: Gazeteci tazminat ödemeye mahkumdur. Hele de iktida ryanlısı değilse...
Kendisi de birçok kez siyasetçilerle davalık olmuş ve tazminat ödemek zorunda kalmış bir gazeteci olan Sözcü yazarı Emin Çölaşan’a göre ise, “Gazeteci her zaman tazminat ödemeye mahkumdur. Hele de iktidar karşıtı bir gazeteci ise…” Türkiye’de bugüne kadar hiç tersi bir örnek ile karşılaşmadığımızı belirten Çölaşan, bu durumun gazeteci-siyasetçi ilişkisinde yattığını da vurguluyor. Çölaşan bu ilişkiyi ise, şöyle tanımlıyor: “İktidar sahibi olan siyasetçi, gazeteciye karşı her zaman temkinlidir. Gazeteci ise eleştirir. Bu durumun doğal sonucu da, gazetecinin her zaman daha çok davaya maruz kalması olarak karşımıza çıkar.”
Ümit Zileli: Bu eşyanın tabiatına uygun bir durum
Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli de, gazetecinin her zaman eleştiren tarafta olmasından dolayı mevcut durumun eşyanın tabiatına uygun olduğunu ifade ediyor.
Peki son 10 yılda gazetecilerin tazminata mahkum olduğu önemli davalar nelerdir?
İşte birkaç örnek…
-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Sözcü gazetesi ile yazının sahibi Gazeteci Kemal Baytaş'dan toplam 3 bin lira manevi tazminat kazandı…
- Cumhuriyet Gazetesi çizeri Musa Kart, Türkiye'deki İmam Hatip Liseleri’ni ip yumağı,Recep Tayyip Erdoğan'ı da ip yumağına dolanmış olarak tasvir edip çizdiği karikatürü nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 5 bin lira ödemeye mahkum oldu.
-2005'te ise, açılan çoğunlukla kamu makamlarının davacı olduğu 30'u aşkın davada, gazetecilerden 1 milyon 491 bin 594 YTL tazminat talep edildi.
-Karikatüre ve yazılara dava açarak Avrupa Konseyi'nin hoşgörüye dair tavsiye kararlarına aykırı davranarak haftalık "Penguen" dergisini şikayet eden Başbakan Erdoğan 40 bin liralık tazminat talep etti.
- "Günlük Evrensel" gazetesi, çizeri Sefer Selvi'nin "AKP'nin derin başkanı" başlıklı yazıya eşlik eden bir karikatüründen dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 10 bin liralık tazminat ödemeye mahkum oldu.