Genç Medyacılara Yol Haritası (101)
YANLIŞI BULUN:
* Mustafa Sarıgül, Kanal D, 28.09.2011/19.41: "Sayın Tatlıses, böyle bir niyetinin olduğunu söyledi, evraklarını tekabül ettirdk..."
* Kanal D, Fatmagül'ün Suçu Ne?, Mukaddes, 29.09.2011/21.45: "Konuşmak istemedi zaar."
* Doğan Heper, Milliyet, 29.09.2011: "Akdeniz’de petrol ve gaz araması. İsrail’le kanlı bıçağız."
* Cengiz Çandar, Radikal, 23.09.2011: "Rusya Dışişleri Bakanlığı 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Doğu Akdeniz'de denizaltı gaz kaynaklarını değerlendirme hakkı olduğunu..."
* Hürriyet, başlık, 20.08.2007: "Partiye teşrif fiyatı 500 bin dolar."
* Hürriyet/Ege, 21.11.2000: "Kampa, bana verilen uyku tulumuyla açık havada yatmak istedim, 'Çadıra geç, çiğ yağar hastalanırsın’ dediler."
* www.trt.net.tr, 22.08.2011: "Devrik liderin (Kaddafi) iki oğlu da muhalif birliklerce esir alındı."
* www.balikesir.edu.tr/~bologna/tr/ayvalik/.../restorasyon_metraj_ve_kesfi.d... "Yapı maliyetinin çıkarılması ve proje başlangıcında inşaat bitimine kadar olan süreçte karşılaşılan yasa ve yönetmenlikler, ilgili raporlar ve ihaleler ile..."
* Bağış Erten, NTV, 25.08.2011/20.18: Bugün fikstür kuraları çekiliyor, kupa kuraları çekiliyor..."
* Yılmaz Tunca, Flash TV, 17.08.2011/7.55: "Dışleri Bakanı ve Konya milletvekili Ahmet Davutoğlu...", "Dışleri aracılığıyle ABD'ye bildirildi...", "Az önce Dışleri Bakanımız da söyledi..."
* Akşam, başlık, 28.07.2011: "Deprem Konya'yı yokladı, 65 yıl sonra 5 şiddetinde sallandı."
* Cüneyt Özdemir, Radikal, 26.08.2011: "28 dakikalık konuşmanın içinde sivil iktidarla mücadeleden şehit yakınlarına yönelik takıyyeye kadar yok yok.", "En iyi ihtimalle takıyye yapıyor, kanunları by-pass etmeye çabalıyorlar.", "Bir komutanın sesini gizlice kaydetmek, yayımlamak suç ama o komutanın demokrasiyi by-pass etmek için astlarına emir veriyor olması daha da büyük bir suç."
* Milliyet, 11.07.2009: "1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında Türkiye genelinde 145 bin 330 trafik kazası gerçekleşti."
* Aziz Üstel, Star, 22.08.2011: "Yalnız ne Batı’nın, ne El Muhaberat’ın, ne de terörü yönetenlerin kavrayamadığı bir ayrıntı var!"
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE):
* Yüksel Aytuğ, Sabah/Günaydın, 25.09.2011: "İyi hoş da, Ali Kaptan, Balıkçı'yı tahammüden yani bilerek, isteyerek, planlayarak öldürmedi mi?"
("İşlenecek bir suçu önceden planlayarak, planlı bir biçimde, tasarlayarak" anlamındaki zarf, "tahammüden" değil, "taammüden"dir.)
* Gökhan Karakaş, www.milliyet.com.tr, 25.09.2011: "Endüstri meslek lisesini bitirdikten sonra bir klima servisinde stajer olarak çalışmaya başlayan 18 yaşındaki Serhat Hüsrevoğlu..."
(Gökhan Karakaş, TRT spikeri Seza Turgut'a öykünüyor ve "Staj yapan kimse" anlamındaki "stajyer" kelimesini "stajer" yapmakta bir sakınca görmüyor!
* Çetin Altan, Milliyet, 24.09.2011: "Gaz lambasının keşfi, bir kader miydi, yoksa 'neden-sonuç' ilişkisinin bilimsel bir sonucu muydu?"
("Gaz lambası" keşfedilmedi, icat edildi, icat.)
* Mehmet Tezkan, Milliyet, 21.09.2011: "O insanlar (biri ben biri sen olabilirdin) bir hiç uğruna öldü, pisipisine öldü..(*)"
("Biri ben biri sen olabilirdin" kelimesini açalım. İki özneye tek fiil! Ne anlam çıkıyor? "Biri ben olabilirdin" ve "Biri sen olabilirdin." Doğru ifade: "Biri ben olabilirdim, biri sen olabilirdim."
(*) Mehmet Tezkan'ın üçünci noktayı koymaya mecali yok!)
* Serdar Cebe, Kanal D, 21.09.2011/19.25: "Saldırıyı üslenen oldu mu?"
("Üstlenmek" ile "üslenmek"i karıştırma sırası Serdar Cebe'ye gelmiş olacak ki...)
* Özgen Bingöl, Kanal D, 21.09.2011/19.26: "Saldırganların eşgali belirlendi."
("Eşgal"in anlamı, "meşguliyetler"; cümlede kullanılması gereken kelime, "kılık" anlamındaki, "eşkâl"dir!)
* Kanal D, erkek iç spiker, 22.09.2011/8.25: "Su da satılıyor, tabii parasıyla."
("Parasıyla satılmak" olduğuna göre, "parasız satılmak" da var mı acaba? Yok yani insan merak ediyor da... Eeee, Kanal D'de Deniz Arman haber işleriyle uğraşıyorsa, parayla da satılır, parasız da...)
* Hürriyet, 24.12.2009: "Dedektifler, son olarak 16 Aralık 2009'da gasp edilen taksi şoförünün ifadesi doğrultusunda, iki gaspçının eşgalini belirledi."
(1. yanlış: İnsanlar gasbedilmez, nesneler gasbedilir.
2. yanlış: "Eşgal" kelimesi yanlış, doğrusu "eşkâl"dir.)
* National Geographic Channel, erkek iç spiker, 22.09.2011/15.41: "Bebek timsahlar deniz kabuklularını yer."
(Hayvanlar için "yavru" kelimesinin kullanılacağını şu belgesilcilere öğretmek, "Hecin devesi"ne çiftetelli oynatnaktan zor.)
* www.trt.net.tr/trtavaz/alasaksa-da-deprem--haber-detay,tr,f6d283bc-dca7:, 24.06.2011: "Amerika Birleşik Devletleri'nin Alaska eyaleti açıklarında Pasifik Okyanusu'nda Richter ölçeğine göre 7,4 şiddetinde bir deprem meydana geldi."
(Richter ölçeğine göre tespit edilen "depremin şiddeti" değil, "depremin büyüklüğü"dür. "Değremin şiddeti", verdiği hasar tespit edildikten 20-25 gün sonra tespit edilir. Gel de bunu, bünyesinde 8 000'i aşkın kişinin bulunduğu belirtilen TRT'ye anlat bakalım.)
* Çetin Altan, Milliyet, 22.09.2011: "Kayınvalideler de evde gelinlere sertçe seslendiklerinde, gelinler de: -Patla emi, diye söylenirlerdi.", "'Allahaısmarladık'ın, yahut 'Hoşçakal'ın yerini, 'By bye' alıyor.", "Kimlere 'yüzsüz' dendiğiyle, kimlere 'iki yüzlü' dendiği de, eğlenceli bir konu...", "Bazen de, aynı siyasetçi için: -İki yüzlü alçağın biri o, deniyor."
(1. yanlış: Soru eki "mi" ayrı yazılır. Doğru yazım: ...Patla e mi...
2. yanlış: "Allahaısmarladık" imlası yanlış, doğrusu: Allah'a ısmarladık.
3. yanlış: "Hoşçakalın" imlası yanlış, doğrusu: Hoşça kalın.
4. yanlış: "İki yüzlü" imlasıda yanlış, doğrusu: ikiyüzlü)
* Kanal D, erkek iç spiker, 17.09.2011/19.04: "En ilginç görüntü, Türk bayrağı taşıyan atlı süvarilerdi."
("Süvari"nin anlamı, "atlı" olduğuna göre, gereksiz anlamsal yineleme yapılarak, "ıslak su" ve "erkek damat" der gibi "atlı süvari" denilemez. Deniz Arman'ın yetkili bulunduğu Kanal D Haber Merkezi'nde böyle cevherlerin yumurtlanması doğaldır.
* www.takvim.com.tr, başlık, 18.07.2011: "Egzonu bağıran yandı."
("Susturucu" anlamındaki "egzoz" kelimesi, sayfa sekreterince "egzon"a çevrilivermiş!)
* Hakan Şahin, TRT Radyo 4, 17.08.2011/8.35: "Uşak bir türküyle Ayşe Taş geliyor...", "Bestesi Selahattin Altınbaş'e ait 'Bir yangın sonrası şimdi yüreğim..."
(1. yanlış: Hakan Şahin, "uşak" kelimesini pek beğenmiş olacak ki, dil tembelliği yaparak, "uşşak" demiyor. Hatayı sürekli olarak tekrarlayan TRT spikerine "On olmaya dokuz eksik" diyelim mi?
2. yanlış: "Altınbaş" adına, durum eki ulandığında "Altınbaş'a" denilir.)
* Yalçın Çakır, Flash TV, 16.09.2011/18.55: "Böyle bir filim...", "Çınar Ağacı adlı bir filim..."
("Film" kelimesi, Yalçın Çakır'ın dilinde "filim" oluveriyor!)
* Kanal D, erkek iç spiker, 15.09.2011/19.30: "A.C.E. cezaevine kondu...", "Cezaevine konan A.C.E...."
(A.C.E., kuş gibi uçsaydı, konabilirdi. "Konuldu" ve "konulan" doğru ifadeler...)
* İrfan Değirmenci, Kanal D, 16.09.2011/7.42: "Çaldıkları iş makinası...", "Gözlerini bir iş makinasına koymuşlar...", "İş makinalarının önüne oturdular...", "Geceyle gündüz arasındaki ısı farkı arttı..."
(1. yanlış: İrfan Değirmenci aylardır "makine" diyemiyor!
2. yanlış: Geceyle gündüz arasında "ısı" farkı olmaz, "sıcaklık" farkı olur! Genel kültür farkı hemen fark ediliyor!)
* Kanal D, kadın iç spiker, 16.09.2011/8.32: "Çin tuzu monosodyum glutomot..."
("Monosodyum glutomat" spikerin dilinde değişime uğruyor!)
* basin.sdu.edu.tr/haber/2006/1160/1160.htm - Önbellek: "Ardından bölüm birincisi Dr. Gökçen Ay yaş kütüğe plaket çaktı."
(Plaketler "yaş kütük"e değil, "yaş kütüğü"ne çakılır!)
NİÇİN KAÇMIŞ:
Yani sen evden kaçmak için kaçtın. (Uğur Aslan, FOX TV, 29.09.2011/14.50)
Gel de şimdi, "Bu tüneli hapishaneden kaçmak için mi kazdınız?" diye soran Reha Muhtar'ın kulağını çınlatma bakalım...
NEVŞİN MENGÜ'YE BİR TAVSİYE:
Şimdi ters örnek vermek durumundayız. Öncelikle ard niyetli olmadığımızı belirtelim. Bu isim, Nevşin Mengü. Kızın monitöre düşen yüz görüntüsü güzel. Hareketleri, 'Habercilik heyecanını oynar havasında'. Biraz tiyatrovari. En zayıf tarafı heceleri yutarak, hatta boğarak konuşması. CNNTÜRK'ün NTV'ye gönderdiği Seda Öğretir'in dublörü bile olamaz (Burhan Ayeri, Akşam, 01.10.2011).
Bir tavsiye de benden. Ekrana çıkmadan önce bir müsekkin (yatıştırıcı) alması ve Ülkü Giray'ın "Masallar" kasetlerini edinerek dinlemesi. Kelime vurgusu, cümle vurgusu konusunda dersler alması.
Nefes kontrolü konusunda (Özellikle diyafram çalışması) çaba göstermesi ve deneyimli TRT spikerlerini bularak onlardan yararlanmasıdır.
MÜGE ANLI TAKTİĞİ:
Müge Anlı'nın, "Bir ara verelim dedikten ve millete metazori (zorla) olarak yedi dakika reklam izlettikten sonra, bir veda cümlesi bile etmeden ekrandan cızlamı çekmesinden (savuşması) Üstadımız Hasan Pulur da müşteki (şikâyetçi). Bakın ne diyor: "Ya 'program devam edecektir' denilmesi, dakikalarca bekletilmesi, on saniye sonra 'izlediniz' diye bitirilmesi...(Hasan Pulur, Milliyet, 30.09.2011
Aynı şikâyeti Sevgili Kardeşimiz Yüksel Aytuğ da dile getirmişti. Getirmişti getirmesine ama (uyarılara karşın) Müge Anlı'dan hiç bahsetmeksizin. Sevgili Kardeşimizin, rakip kanalları eleştirip de sıra, bir atv yapımına gelince, suspus olup dut yemiş bülbülleri oynamasına bir anlam verememiştik doğrusu.
Haa, mensubu olduğu kurum mensuplarına yaptığı, "kapı yoldaşı torpili"nden bahsedilirse o başka...
ÜSTADIMIZ NEREDE?
Üstadımız Sayın Hakkı Devrim'in yazılarını bir ayı aşkın bir süredir Radikal'de rastlayamıyoruz.
Amansız/acımasız tenkisat ("tensikat" değil) piyangosu Üstadımıza da mı vurdu?
Eğer öyle ise, Radikal'i attan indirip eşeğe bindirenlerden (Gazetenin, 18.09.2011 tarihli tirajı: 35 132) hesap sorulmayacak mı?
UYURGEZER:
Ekran Polisi'nden
Tesadüfe bakın ki, HT Bloomberg'deki 'Doğru mu yanlış mı'nın sorularından biri Sarkozy'yle ilgiliydi. Canlı yayında ekrana bindirilen yazıda 'Fransa Başbakanı' yazıldı. 'Annesini laf olsun diye yanına alan' Pınar, 'Başbakan değil, Başkan' diyerek Yanlış'ı işaretledi. Sonuç mu? 'Doğru' çıktı. Kızcağız itiraz etti. Sunucu İhsan Varol 'Haklısınız' derken, kıpkırmızıydı. Ancak, hata düzeltilmeden devam edildi. Daha fazlasını izlemeye tahammül edemedik. Sormak istiyoruz. Bu nasıl yapım ekibi? Rezilliğin hesabı ne olacak? Aklımıza gelen 'Onlar da mı Sarkozy karşıtı' oluyor. (Burhan Ayeri, akşam, 28.09.2011)
İFADE ÖZÜRLÜ SUNUCU:
Müge Anlı'ya öykünen Esra Erol, anlamını bilmediği konularda ahkâm kesmekte pek mahir. İşte onlardan biri: "Orada da oturum almaya çalıştın.", "Sen oturumu aldıktan sonra problem yok." (Evlen Benimle, atv, 27.09.2011)
Evlenmek için programa başvuran Bulgar vatandaşı, kelimenin anlamını bilmeden, "oturma izni" yerine "oturum izni " diyebilir!
Programın çalçene evlenme adayı Alev, "oturma izni" dedikçe Esra Erol, "oturum"dan bahsediyor. Sunucu "dedüğün" böyle olur ülkemizde.
Not:
Oturum: Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri, celse.
Oturma: Oturmak işi.
Oturmak: Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek.
TÜRKÇE ÖZÜRLÜ SUNUCU:
"Bir polis memuru kurusıkı tabancayla vurularak öldürülmüş (Böyle bir haberi, tüm aramalarımıza karşın bulamadık.) yani kurusıkı tabanca, o kadar da aslında güvenli bir tabanca değil alıp da karnına tutup da değeceği kadar." (Müge Anlı, Tatlı Sert, atv, 26.09.2011)
Süslenip püslenmek için (Saçlarını Farrah Fawcett'e benzetmek amacıyla) kuaförde geçireceği saatleri, (yeniden) Türkçe öğrenmeye ayırsa işin bir kısmı hallolacak amma...
YALÇIN ABİ'NİN CÜRETİ (*)
"Millet isim takmış karına, 'Yedi Kocalı Hürmüz' diyorlar karına."
(Yalçın Çakır, Flash TV, 27.09.2011/15.50)
Programa telefonla katılanların ifadelerini/iddiialarını, hiç araştırmadan ekrana taşıyan Yalçın Çakır, kanıtlanmamış bilgilerle kişileri suçlamakta pek mahir.
Hem, "Ben araştırmacı gazetecilik ödülü almış, 35 yıllık bir gazeteciyim" diyeceksiniz, hem de elin karılarına (eş, refika), "Yedi Kocalı Hürmüz" adını takacaksınız!
RTÜK, RTÜK olsa ve Birleşik Krallık'taki ITC (Independent Television Commission/Bağımsız Televizyon Komisyonu )'nin kurallarını uygulasa (Sayın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kulakları çınlasın...) bakalım meydan bu kadar boş bulunabilir mi?
(*) Cüret: Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret.
BİR TESPİT:
"Türk milletinin %99,99'u, okulda okuduğu kitaplardan sonra kitap okumuyor."
(Prof. İlber Ortaylı, 79. Dil Bayramı Etkinlikleri, Çağrılı Konuşmacı, Dolmabahçe Sarayı-Medhal Salonu, 26.09.2011/10.50)
YAKINDAN KUMANDA'DAN:
Zap'tiye
Töre cinayeti kurbanı Güldünya için yapılan protesto yürüyüşüne sadece 300 kadın katılmıştı. Futbol maçına ise tam 41 bin 663 kadın ve çocuk... Gül dünya, gül halimize! (Yüksel Aytuğ, Sabah/Günaydın, 25.09.2011)
Not:Eleştirilen kişiler, cevap hakkını kullanabilirler...
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
Yorumlar
Yorumunuz alındı!
Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.











