Akra Didim, Doğayla Bütünleşen Yaşam Anlayışını Uluslararası Basın ile Paylaştı
Akra Didim, Bentour iş birliğiyle gerçekleştirilen basın programı kapsamında Almanya’dan gelen basın mensuplarını ağırladı. Didim’in turizmdeki gelişimi, bölgedeki yatırımlar ve uluslararası pazarlardaki potansiyelinin değerlendirildiği basın buluşmasında; Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Akra Didim Genel Müdürü Gürel Esener, Akra Hotels Yönetim Kurulu Danışmanı Murat Oldaç ve Bentour Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Uğur konuşmacı olarak yer aldı.
Akra Hotels’ in Ege’deki ilk destinasyonu Akra Didim, uluslararası basın mensuplarını Didim’in turizm potansiyeli ve bölgenin gelişim dinamiklerinin ele alındığı özel buluşmada ağırladı. Toplantıda Didim’in kültürel ve doğal değerlerinin yanı sıra Akra Didim’in bulunduğu coğrafyayla kurduğu ilişki, mimari yaklaşımı, yerel üretim anlayışı, tarım uygulamaları ve sürdürülebilirlik çalışmaları ele alındı.
Didim'in yeni destinasyon hikayesi
Toplantının ilk başlığını Didim’in kendisi oluşturdu. Apollon Tapınağı, Milet, Priene ve Bafa Gölü gibi önemli kültürel ve doğal değerleri aynı coğrafyada buluşturan Didim’in, Ege’nin en köklü kültür havzalarından birinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, toplantının ilk konuşmacısı oldu. Gençay, Didim’in sahip olduğu kültürel miras, doğal değerler ve kıyı yapısıyla uluslararası turizmde daha güçlü bir konuma ulaşma potansiyeli taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Ege’yi birbirinden bağımsız ve rekabet eden destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan bir bütün olarak görmek gerektiğine inanıyorum. Didim, Kuşadası, Bodrum, Milas ve çevredeki antik kentler, ortak bir kültürel ve turistik zenginliğin parçaları. Bir ziyaretçi Apollon Tapınağı’nı gördükten sonra Bafa Gölü’nü keşfedebiliyor, Milet’ten Priene’ye uzanan bir rota oluşturabiliyorsa, bu hareketlilik tüm bölgeye değer katıyor. Akra Didim gibi bulunduğu coğrafyanın doğal ve kültürel değerleriyle uyum içinde gelişen nitelikli yatırımların da bölgenin turizm kalitesine katkı sağladığını düşünüyorum.” dedi.
Ege’nin Ruhuna Uyumlanan Bir Konaklama Anlayışı
Toplantının ikinci bölümünde söz alan Akra Didim Genel Müdürü Gürel Esener, Akra Didim’in konaklama anlayışından sürdürülebilirlik çalışmalarına, gastronomiden farklı deneyim alanlarına uzanan yaklaşımını anlatarak:
“Akra Didim’i, farklı tatil beklentilerinin aynı yapı içinde kendi alanını bulabildiği çok katmanlı bir konaklama deneyimi olarak tasarladık. Priene Houses başta olmak üzere otelin farklı bölümlerinde ailelere ve yetişkinlere yönelik alanların ayrı kurgulanması; sakinlik ve mahremiyet arayan misafirlerle çocuklarıyla seyahat eden ailelerin tatillerini kendi beklentileri ve ritimleri doğrultusunda şekillendirebilmelerine olanak tanıyor. 1.800 metrekarelik Sarnıç Wellbeing Merkezi, Akra Rackets Club ve Sanat ve Kültür Köyü ise konaklamayı wellbeing, aktif yaşam, sanat ve üretimle buluşturan deneyim alanları sunuyor. Gastronomi yaklaşımımızda da bölgenin mutfak mirasını önemli bir referans olarak ele alıyor; yerel üreticilerle çalışıyor ve kullandığımız malzemelerin yüzde 60’ını kendi üretim alanlarımızda yetiştiriyoruz. Zeytin’lik’te açık ateş, taş fırın ve kuyu ocağı gibi geleneksel pişirme yöntemleriyle şekillenen deneyim de bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri,” dedi.
Sürdürülebilirliğin farklı yüzleri
Buluşmada öne çıkan başlıklardan biri de Akra Hotels’in sürdürülebilirlik yaklaşımı oldu. Akra Hotels Yönetim Kurulu Danışmanı Murat Oldaç, bu alandaki yaklaşımlarını şu sözlerle anlattı:
“Sürdürülebilirliği yalnızca bir iletişim başlığı olarak değil, yatırımın tasarımından operasyonuna kadar uzanan somut kararlar bütünü olarak ele alıyoruz. Bir araziye yerleşirken önceliğimiz, bulunduğumuz coğrafyanın doğal kaynaklarını ve mevcut değerlerini mümkün olduğunca korumak. Akra Didim’de su ihtiyacının önemli bir bölümünü kendi sistemlerimizle karşılamamız, enerji verimliliğine yönelik uygulamalarımız ve kaynak kullanımını ölçülebilir hale getiren altyapımız bu yaklaşımın bir sonucu. Turizm yatırımlarının uzun vadeli olabilmesi için bulunduğu bölgenin kaynaklarıyla dengeli bir ilişki kurması gerektiğine inanıyoruz. Akra Didim’i de ölçülebilir ve denetlenebilir sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hayata geçirdik,” dedi.
Oldaç, sürdürülebilirliğin ekonomik ve sosyal boyutlarının da çevresel boyutu kadar önemli olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir yatırımın sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkisiyle değil, bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal yapısına sağladığı katkıyla da değerlendirilmelidir. Akra Didim’de ekibimizin önemli bir bölümünü Didim ve çevresinden oluşturduk; böylece bölgede yılın büyük bölümüne yayılan istihdam imkânı yaratıyoruz. Aynı yaklaşımı tedarik süreçlerimizde de sürdürüyor, mutfağımızda kullandığımız ürünlerin önemli bir bölümünü bölgedeki üreticilerden temin ediyoruz. Böylece yalnızca kendi operasyonumuzu değil, içinde bulunduğumuz yerel ekonomiyi de destekleyen uzun vadeli bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz,” dedi.
Üç gün boyunca Didim
Basın mensupları, üç günlük program kapsamında Akra Didim'i yakından tanıma fırsatı buluyor. Program, arkeolog rehberliğinde Apollon Tapınağı ve antik Didyma'ya düzenlenen turla bölgenin kültürel mirasını da kapsıyor. Ziyaret, otelin kendi zeytinliğinde, taş yapılar içinde yer alan Zeytin'lik'te açık ateş, taş fırın ve kuyu ocağı gibi geleneksel yöntemlerle hazırlanan, yerel ve mevsimsel ürünlerden oluşan bir akşam yemeğiyle tamamlanıyor.
Yorumlar
Yorumunuz alındı!
Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.











