13.03.2026 09:29

Emel Şimşir'in İkinci Romanı Kılıf, Mümkün Kitap Etiketiyle Raflarda Yerini Aldı

Emel Şimşir'in ikinci romanı Kılıf: Unutmadım Sakladım, bastırılan duyguların, ertelenmiş yüzleşmelerin ve görünürde “normal” olan hayatların altında biriken gerilimlerin izini sürüyor.

Emel Şimşir’in ikinci romanı Kılıf: Unutmadım Sakladım, bastırılan duyguların, ertelenmiş yüzleşmelerin ve görünürde “normal” olan hayatların altında biriken gerilimlerin izini sürüyor. Yazar, ilk romanı Kapan’da olduğu gibi gücü yalnızca bir tahakküm alanı olarak ele almakla yetinmiyor; Kılıf’ta onu yüzleşme, dönüşüm ve yeniden başlama ihtimalini mümkün kılan bir eşik olarak yeniden kuruyor.

Kapan, bireyler arası güç savaşları üzerinden modern toplumun ikiyüzlülüğüne göndermeler yaparken, yozlaşmış ilişkilerin altını çiziyordu. Kılıf ise bu çatışmayı daha içsel bir hatta taşıyor: Gücün, başkalarını ezmek için değil, kendi hakikatine yaklaşabilmek için nasıl yeniden tanımlanabileceğini soruyor.

Yalnızlıktan Kaçarken Yalnızlığa Hapsoluş

Romanın merkezinde, seramik sanatçısı Masal var. Babasını erken yaşta kaybetmiş, annesinin baskıcı sevgisiyle şekillenmiş bir hayatın içinde, erken koparılmış bir duygusal bağın izlerini taşıyor. Gençlik aşkı Mustafa’nın gidişi, Masal’ı yalnız kalma korkusuyla yüzleştiriyor; bu korku onu kendinden yaşça büyük İlhan’la yaptığı evliliğe sürüklüyor.

Masal, geçmişini bir yere kilitleyip “olması gerektiği gibi” yaşamaya karar verdiğinde, aslında kendine bir mutluluk kılıfı geçiriyor. Zamanla, yalnızlıktan kaçmak için kurduğu bu hayatın içinde, en büyük sığınağının yine yalnızlık olduğunu fark ediyor. Evi, bir mabede; o mabet de gölgeli bir iç dünyaya dönüşüyor.

Sevgiyle yaptığı seramik işi bile artık kontrolün ve suskunluğun bir parçası hâline geliyor. Ta ki bir gün, bir dergide Mustafa’yı anlatan bir röportajla karşılaşana kadar… O an zaman geriye doğru akmaya başlıyor. Üzerine geçirilen tüm kılıflar, zamanın rüzgârıyla sıyrılıyor.

Gücün Yeni Anlamı: Yüzleşmek ve Yeniden Başlamak

Kılıf, gücü kendine doğru atılan cesur bir adım olarak konumluyor. Roman, iç gerçekliğiyle dışarıdan dayatılan gerçeklik arasında sıkışmış bir kadının, o aralıkta durmak yerine oradan çıkmayı seçmesini anlatıyor.

Bu çıkış yavaşça, içten içe gerçekleşiyor. Masal’ın dönüşümü, derin bir fark edişle başlıyor. Yazar, böylece gücü, tahakkümün karşısına etik ve onarıcı bir erdem olarak yerleştiriyor.

Okura Yeniden Başlayabilme Vaadi Sunuyor

Mümkün Kitap Yönetici Editörü Çağla Özkan ise kitabın bilhassa kadınlara içindeki gücü keşfetme vaadinin, Masal gibi boşlukta kaldığını düşünen bir karakter üzerinden verilmesinin önemini vurguluyor: Roman, bir kadının özüne kavuşmasını, aslında kendini kalbinden doğuruşunu vadediyor.

Cunda Renklerinde Bir İç Yolculuk

Cunda’nın rüzgârı, renkleri ve ışığı eşliğinde ilerleyen roman, karanlığın ebedi olmadığını, aşkın eğilip bükülebilen ama kırılmayan hâlini gösteriyor.

Kılıf, köklerini koparmadan da iyileşmenin mümkün olduğunu fısıldayan bir roman. Çünkü insan ne kadar uzağa giderse gitsin, döneceği yer yine kendisidir.

YAZAR HAKKINDA

Emel Şimşir’in yazma serüveni, gençlik yıllarından itibaren tuttuğu günlüklerde biriken gözlem ve anılar la başladı. Üniversite sonrası Ayla Algan’dan aldığı eğitimler ve 2016 itibarıyla Erbulak Oyunculuk ve Yazarlık Evi’nde geçirdiği üretim süreci, yazı yolculuğunu belirgin biçimde derinleştirdi. Öyküleri Distopya dergisi ve Erbulak Evi tarafından yayımlanan iki kolektif kitapta yer aldı. 2019’da yayımlanan ilk kitabı Kapan, yazarın edebiyat yolculuğunda önemli bir eşik oldu.

Yorumlar

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.