Gelecek nesilleri odağına alan bir kurum kültürü: Anadolu Efes Toplumsal Fayda Hikâyeleri'nde
Programda, Anadolu Efes'in tarımdan biyoçeşitliliğin korunmasına, gençlerin ve kadınların güçlenmesinden kültür sanat ve spora uzanan çok katmanlı toplumsal fayda çalışmaları ele alındı.
2016 yılında Marjinal Porter Novelli tarafından markalarla sivil toplumu buluşturmak ve topluma fayda sağlayan iş birliklerinin gelişmesine katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen MarjinalSosyal'in hazırladığı; MarjinalSosyal Direktörü Aynur Kolbay Hülya'nın sunduğu ve SosyalUp YouTube kanalında yayınlanan programın yeni bölümünde, Anadolu Efes'in sosyal etkiyi odağına alan sürdürülebilirlik vizyonu ve bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiği projeler kapsamlı biçimde ele alındı.
“Sürdürülebilirlik bizim için bir trend değil, iş yapış biçimimiz”
Anadolu Efes'in sürdürülebilirlik yaklaşımını değerlendiren Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, şirketin bu alandaki duruşunu şu sözlerle anlattı: “Sürdürülebilirliği yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözeten bir uzun vadeli bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşım, Anadolu Efes'te bir trende uyum sağlamak değil; kuruluşumuzdan bu yana iş yapış biçimimizin merkezinde yer alıyor.”
Türkiye'de ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımlayan şirketlerden biri olduklarını hatırlatan Saatçi, entegre faaliyet raporunun da bu yaklaşımın doğal bir sonucu olduğunu belirterek, “Finansal ve finansal olmayan sonuçları aynı düzlemde ele almak, sürdürülebilirliği kurum kültürüne dönüştürdüğümüzün en somut göstergelerinden biri” dedi.
Tarımda onarıcı bir yaklaşım: Tarladan Şişeye Onarıcı Tarım Programı
Programda Anadolu Efes'in tarım alanındaki öncü çalışmaları da detaylı biçimde ele alındı. Arpa ve şerbetçiotu gibi temel ham maddelerini doğadan temin eden Anadolu Efes, tarımı stratejik bir etki alanı olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşımı değerlendiren Selda Susal Saatçi, “Hammaddelerimizin yarısını doğrudan topraktan alan bir şirket olarak, kendimizi yalnızca bir bira şirketi değil, aynı zamanda bir tarım şirketi olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Anadolu Meraları iş birliğiyle hayata geçirilen Tarladan Şişeye Onarıcı Tarım Programı'nın, doğa üzerindeki baskıyı azaltmanın ötesine geçerek toprağı iyileştirmeyi hedeflediğini vurgulayan Saatçi, “Onarıcı tarım uygulamalarıyla toprağın su ve karbon tutma kapasitesini artırmayı, biyoçeşitliliği güçlendirmeyi ve iklim krizine karşı daha dirençli üretim modelleri geliştirmeyi amaçlıyoruz.” dedi.
Gençler ve kadınlar için kapsayıcı sosyal etki modelleri
Tarım odağındaki çalışmaların sosyal boyutuna da değinen Saatçi, gençlerin ve kadınların güçlenmesini öncelikli etki alanları arasında gördüklerini belirterek şunları söyledi: “Bugün tarımın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri, gençlerin bu alandan uzaklaşması. Bu nedenle gençleri yeniden tarımla buluşturacak, aynı zamanda kadınların sürdürülebilir gelir modelleriyle güçlenmesini sağlayacak kapsayıcı programlar geliştirmeye odaklanıyoruz.” Saatçi, UNDP ve farklı paydaşlarla yürütülen iş birlikleri aracılığıyla, tarım alanında kadın kooperatiflerini ve girişimcileri destekleyen döngüsel iş modelleri üzerinde çalışıldığını da sözlerine ekledi.
Deniz ekosistemlerine “artı bir nefes”
Anadolu Efes'in Deniz Yaşamını Koruma Derneği iş birliğiyle yürüttüğü Denize +1 Nefes Projesi de programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Marmara Denizi'ndeki mercan ekosistemlerinin korunmasına odaklanan proje kapsamında, mercan bahçeleri oluşturulurken ekosistemin gelişimi su altı izleme istasyonlarıyla takip ediliyor. Bu çalışmanın taşıdığı önemi paylaşan Selda Susal Saatçi, “Denizler iklim regülasyonu açısından hayati öneme sahip. Marmara Denizi'nde mercanların varlığını öğrenmek ve onların yeniden canlandığını görmek hem bireysel hem kurumsal olarak büyük bir sorumluluk duygusu yaratıyor” dedi.
Kültür, sanat ve sporla toplumsal iyilik hâli
Yaklaşık 40 yıldır kesintisiz olarak kültür ve sanatı destekleyen Anadolu Efes, spor alanındaki çalışmalarıyla da toplumsal faydayı desteklemeyi sürdürüyor. Bu alanların toplumsal dönüşümdeki rolünü değerlendiren Saatçi, “Kültür-sanat ve spor, insanları ortak bir paydada buluşturan, iyi olma hâlini destekleyen alanlar. Uzun soluklu desteklerin toplumsal değişimde kalıcı bir etki yarattığına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
İş birliği, ölçülebilirlik ve uzun vadeli etki
Programın sonunda özel sektörün toplumsal fayda alanındaki rolüne değinen Selda Susal Saatçi, “STK'larla kurulan iş birlikleri, özel sektörün ölçeklendirme gücüyle birleştiğinde kalıcı ve ölçülebilir etki yaratmak mümkün oluyor. Bu alanda en önemli konulardan biri de yapılan çalışmaların öncesi ve sonrasının şeffaf ve ölçülebilir olması” dedi.
Yorumlar
Yorumunuz alındı!
Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.











