Halef R. VAYIS

15.10.2026 16:37

Teknoloji, insanın doğaya başkaldırısıdır…

“Teknoloji size zaman kazandıracak, artık daha çok boş vaktiniz olacak” dediler ama biz kalan zamanı, yine teknolojinin getirdikleriyle dolduruyoruz...”

 

Serdar Kuzuloğlu, teknoloji dünyasını ve sanal dünyayı iyi bilenlerden. İlginç saptamaları ve yorumları var.

Bir kısmına kulak verelim istedim…

“Teknoloji, insanın doğaya başkaldırısıdır. Yaratmak, hükmetmek ve kontrol etmek istiyoruz. Şartlara uymak yerine şartların bize uymasını talep ediyoruz. Tüm bunlar teknolojiyle olan hikayemizin özeti…

Telefonlar, uygulamalar, bildirimler...

Beynimiz, cihazlar gibi hızlı ve aynı anda birden fazla şeyi yapabilme yeteneğine sahip değil. Dikkatimiz dağılabiliyor.

Bundan sonraki dönemde aşmaya alışacağımız sorun bu olacak. Yapay zeka uygulamaları zihnimizin karar vermesi gereken parametreleri zihnimizden alıp, bize sadece sonuç üretip verecek.

Seçimleri biz değil, bizim adımıza onlar yapacak. Şimdi navigasyonda gideceğimiz yola karar veriyor, yakın gelecekte ise satın almamız ya da yememiz gereken şeylere de karar verecek. (Ki, süreç başlamış durumda)

Teknoloji size zaman kazandıracak, artık daha çok boş vaktiniz olacak” dediler ama biz kalan zamanı, yine teknolojinin getirdikleriyle dolduruyoruz. ‘Like’ peşinde koşarak ya da profilimize dönüp dönüp bakarak zamanı harcıyoruz…”

 

Konuyu özetlersek…

Dijitalleşmenin sağladığı kolaylıklar kadar, insan özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları da iyi görebilmeli, baş edebilmeli ve algoritmaların özgür irademizi elimizden almasına müsaade etmemeliyiz.

Şuraya bir de Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un sözünü not düşerek bu haftaki yazıyı sonlandıralım:

“On sene sonra değişecek olanlardansa, değişmeyecek olanlara odaklanmak daha akıllıca…”

 

Nasıl algılamamız gerektiğini, dış dünyamız belirliyor…

1970’li yılların sonlarında, Paris’in yoksul banliyölerinden birinde çalışan bir ilkokul öğretmeni, altı yaş civarlarındaki birinci sınıf öğrencilerine resim yapmalarını söyler. Konu bulmakta zorlandıklarını görünce, “bir balık resmi yapın” der.

Bir süre sonra çocuklardan birinin, önündeki kağıda sarı bir dikdörtgen yaptığını görür. Öğretmen şaşkındır, çocuk ise kendinden emin.

Çünkü çocuk için; marketlerin dondurulmuş gıda bölümünde satılan, uygun fiyatı ve kolayca yenmesi nedeniyle birçok ailede tüketilen, kılçığı çıkartılıp dört köşe kesilerek galeta ununa bulanmış, kızarınca rengi sarıya dönen bir “yiyecektir” balık…

Kendi evrenimizin gerçekliği böyle bir şey...

Kim olursak olalım…

Nasıl algılamamız gerektiğini, dış dünyamız belirliyor...

 

twitter.com/halefrvayis 

Yorumlar

Yorumunuz alındı!

Yorumunuz başarıyla kaydedilmiştir ve onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

İsim gerekli!

Mesajınızı yazınız!

Henüz yorum yapılmamıştır.